14.2.11

Gaziantepspor 1:0 Galatasaray

Kewell'ın sakatlığı sebebiyle Eskişehirspor maçına nazaran tek değişiklikle, Anıl Dilaver'le çıktı Galatasaray Gaziantepspor karşılaşmasına.

Kewell'ın bu takıma bir kalite kattığı ortada. Onun sakatlığında Hagi iyileşen ama daha hazır olmadığı aşikâr olan Baros'la başlamadı oyuna. Konya'da galibiyeti getiren Anıl Dilaver vardı sahada. Bu bir tercih meselesidir ve Hagi'nin oyuna Anıl'la başlaması bana göre mağlubiyetin sebebi değil.

Anıl top saklamayı biliyor, hızlı, ayağına hakim bir forvet tipi. Yani klâsik santrafor tipinden biraz farklı. 4-3-3 taktiği için özellikleri uygun. Ancak tecrübeye ihtiyacı var. Böyle bir ortamda, baskı altında ne kadar başarılı olabilir bilinmez. Taraftar sabreder ama Hagi'nin Barosun iyileşmesinin ardından Anıl'ı bir köşeye atacağına eminim.

Oyuncular açısından baktığımızda maç içindeki moral durumları pamuk ipliğine bağlı. Zaten baskı altındalar. Maçın başında gol yenirse bu onları umutsuzluğa sürüklüyor. Direnç azalıyor. Pas hataları başlıyor.

Maçın tek golünde Cenk Tosun'un kafayla indirdiği top ve yaptığı asist pek fark edilmese de takdire şayan. Adnan Polat'a bir kez daha selam olsun.

Hakan Balta'nın adamı kovalamamasının ise tarif edilecek bir tarafı yok. Bir bekte olması gereken özellikleri düşünün, Hakan Balta o düşündüklerinizin eksiksiz antisidir.

Galatasaray bu hafta oynanacak Bucaspor maçını farklı kazanır, ertesi hafta İBB'ye kaybeder, Adnan Polat federasyona sallar, hayat bu şekilde sürer gider.

Son olarak bu kurabiye renginde forma ilk kimin aklına geldiyse...

Hiç yorum yok: