Efendim,
Dünyanın en büyük derbisi…
Biraz değil, bekli de fazlasıyla abartılı bir yaklaşım bana göre.
Ama iki takımın oynadığı her maç tutkulu, arzulu, stresli geçse de aslında bu düşmanlık, günümüzden çok daha uzun zaman önce başlamıştır.
3 Şubat 1934 tarihinde Taksim Stadı’nda yapılan maçın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ’ın, Fenerbahçeli M.Reşat Nayir’e attığı attığı tekme ve Kadri’nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan’ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla saha bir anda karışmış, iki takım oyuncuları arasında başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar iyice büyümüştür.
Yarıda kalan maçın ardından toplanan “Mıntıka Futbol Heyeti”, Türk spor tarihinin en ağır cezalarından birisini vermiş ve Fenerbahçe’den 9, Galatasaray’dan 8 futbolcu olmak üzere toplam 17 futbolcuyu uzun süreli cezalandırmıştır.
1990 yıllarda ise ezeli rekabet , FB’li yönetici Ömer Çavuşoğlu’nun GS bayrağını yırtması ve eski Galatasaray başkanı Ali Tanrıyar’ın "GS’yi sevmeyen ölsün" sözleri ile çığrından çıkmıştır.
2000’li yıllarda ise spor ahlakı ile bağdaşmasını bırakın, insan ahlâkına sığmayan birçok etkinlikle taraftarlar tarafından körüklenmiştir. Tribünlerden birbirlerine yumurta atmalar, futbolcu eşlerine galiz küfürler, rakip taraftar koltuklarına, hayvan pisliği konulması bu garip eğlencenin bir parçası olmuştur.
Aslında "Zıt kardeşler" Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin hikayesi 17 Ocak 1909’a dayanır.
102 yıllık bu rekabetin ilk maçı ise Papaz’ın Çayırı’ında oynanmış ve Galatasaray rakibine 2-0 üstünlük sağlamıştır.
Hadi bırakın "en çok kim yendi" demeyi ve ilginç istatistik ve olaylara eğlenceli bir gözle bakalım.
1909’da oynanan ve Hakem Tahsin BAŞARAN’ın yönettiği ilk maçtan sonra ise Çek, İngiliz, Yunan, İtalyan, Avusturyalı, Alman, İsviçreli, Rumen, Macar, Yugoslav, Belçikalı ve Bulgar hakemler de zaman zaman bu derbide düdük çalmıştır.
Galatasaraylı Bahri Altıntabak, Fenerbahçeli Şeref Has ile Nezihi Tosuncuk, ezeli rekabet tarihinde hem kendi kalesine, hem de rakip kaleye gol atan oyuncular olmuş, Şevki Şenlen, Raşit Çetiner, İlyas Tüfekçi, Hasan Vezir, Saffet Sancaklı ve Tanju Çolak ise hem Galatasaray, hem de Fenerbahçe formasıyla, ezeli rekabette gol atma sevinci yaşamışlardır.
Jozsef Svensk, Peter Molloy, László Székely, Tomislav Kaloperović , Tomislav Ivić, Mustafa Denizli her iki takımda da görev yapmış teknik direktörler olurken, her iki takımın da formasını giyen futbolcu sayısı hiç de azımsanacak gibi değildir. Bu isimleri, Bekir Refet, Niyazi Tamakan, Naci Erdem, Mehmet Oğuz, Engin Verel, Güngör Tekin, Erdoğan Arıca, Raşit Çetiner, Selçuk Yula, Erhan Önal, İlyas Tüfekçi, Semih Yuvakuran, Hasan Vezir, Tanju Çolak, Mustafa Yücedağ, Benhur Babaoğlu Elvir Bolić, Emre Aşık, Ahmet Yıldırım, Emre Belözoğlu , Sedat Balkanlı, Saffet Sancaklı, Fatih Akyel, Elvir Baljić, Mehmet Yozgatlı, Abdullah Ercan, Sergen Yalçın , Haim Revivo,Servet Çetin,Stjepan Tomas, Caner Erkin diye kronolojik olarak sıralayabiliriz.
Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında en çok oynama rekoru Turgay Şeren'e ait olup, derbi maçlarda sarı-kırmızılı kaleyi 55 kez korumuş ve bu rekabette en çok forma giyen futbolcu unvanına sahip olmuştur. Fenerbahçe’den ise Esat Kaner toplam 49 derbi maçında görev almıştır.
Ne ilginçtir ki bu sene 18 Mart’da oynanacak derbi de dahil olmak üzere Galatasaray ile Fenerbahçe en çok mart, en az ise temmuz aylarında karşılaşmıştır.
İki takım arasındaki 98 yıllık rekabette futbolcu ve yöneticilerin centilmence davranışları, bu zevkli mücadeleye renk katmıştır.
Bunlardan en iç gıdıklayıcı olanları ise;
Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, rakiplerin birbirleriyle yapacakları bir maç öncesinde, Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, ''Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim'' diye haber göndererek, maçın ertelenebileceğini haberini iletmiştir.
Fenerbahçe'nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914'de yaptığı erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yenmiştir.
Aynı kaynaklara göre, bu rekabetin yeni başladığı dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçe sporcuları ortak kiraladıkları bir evde kalıyorlar ve beraber ava çıkıyorlardı.
İki takım sporcuları geceleri bir araya gelerek sohbet ediyorlardı. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Galatasaray'dan Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, ''Said, yarın bizimle maçınız var. Git yat ve dinlen'' diye uyardığı tarih sayfalarında yer almaktadır.
Son yıllarda ezeli rekabetteki maçların genelinde olaylar yaşanırken, Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, rekabete centilmence yaklaşımıyla alkış aldı.
Sarı-kırmızılı ekibin 6 Kasım 2002'de, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda rakibine 6-0'lık yenilgiyle tarihi hezimete uğradığı maçta, başkanlık sıfatıyla ilk Fenerbahçe derbisini izleyen Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın'ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, maça damgasını vurdu.
Canaydın'ın bu centilmenlik gösterisi kendi camiasından bazı tepkiler alsa da Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından 2002 Dünya Fair Play Ödülü'ne layık görüldü.
Özhan Canaydın ayrıca, bu davranışı nedeniyle, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen ''Fair-Play Sportif Davranış Ödülü''nü aldı.
Zır kardeşlerin derbisinin skoru ne olursa olsun, her iki takımın adına yakışır, birbirini alkışlayacak şekilde geçer umarım.
Unutmayalım ki,
Beşiktaş olmadan, Galatasaray,
Galatasaray olmadan Fenerbahçe,
Bu takımlar olmadan Süper Lig olmaz.
baki selamlar…
‘SHARK^